Kayseri’de bakırcılık, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden günümüze kadar kentin ticari ve sosyal yaşamında önemli bir yer tutmuştur. Tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda yükselen çekiç sesleri, sıcak bakır plakaların sabır ve ustalıkla şekillendirildiği asırlık bir zanaatın yankısıdır. Tepsilerden bakraçlara, Kayseri mutfağının vazgeçilmezi devasa bakır kazanlardan sürahilere kadar geniş bir yelpazede üretilen bakır kaplar, hem estetik motifleri hem de kalaylama tekniğiyle kentin kültür mirasını yaşatmaya devam etmektedir.
Erciyes Dağı’nın volkanik yapısından doğan Kayseri taşı, yüzyıllar boyunca Anadolu mimarisinin en karakteristik yapı taşlarından biri olmuştur. Yumuşak yapısı sayesinde kolayca işlenen, zamanla sertleşerek dayanıklılık kazanan bu özel taşlar; Selçuklu ve Osmanlı dönemi camilerinden hanlara, medreselerden tarihi Kayseri evlerine kadar kentin mimari kimliğini şekillendirmiştir. Mimar Sinan’ın da yetiştiği bu köklü taş işçiliği geleneği, oyma ve kabartma ustalarının ellerinde sanata dönüşerek Kayseri’nin tarihi dokusunu günümüze taşımaktadır.
Çinicilik, toprağın ateşle buluşup sırla renklenmesidir. Hunat Medresesi’ndeki çini atölyelerinde geleneksel motifler tabaklara, karolara işlenir; ziyaretçiler üretimi yerinde izler. Selçuklu çinilerinin turkuaz mirası Kayseri’de yaşamaya devam eder.
Ebru, suyun üzerine boyalarla desen çizip kağıda aktarma sanatıdır. Hunat Medresesi Kültür ve Sanat Merkezi’nde 16 sanatçı arasında ebru ustaları da bulunur; ziyaretçilere uygulamalı eğitimler verilir. Her ebru tektir, aynısı bir daha yapılamaz.
Bünyan ve Yahyalı halıları, Kayseri’nin dünyaca tanınan el sanatıdır. El tezgahlarında ilmek ilmek dokunan halılar; kökboyası renkleri, geometrik motifleri ve dayanıklılığıyla ünlüdür. Her motif bir anlam taşır; dokuyan ellerin duası halıya işlenir.
Hüsn-i hat, Arap harflerinin estetik ölçüyle yazılması sanatıdır. Hunat Medresesi’nde hat ve kaligrafi ustaları eser üretir, hilye ve levhalar hazırlar. Her harfin ölçüsü, her çizginin edebi vardır; hat, sabrın yazıya dökülmüş halidir.
Kayseri, yüzyıllar boyunca Anadolu dokuma sanatının en önemli merkezlerinden biri olmuştur. Özellikle Yahyalı ve Bünyan yörelerinde kadınların el emeği ve göz nuruyla dokunan kilimler; kullanılan kök boyalı iplikleri, ince motifleri ve kendine has geometrik desenleriyle tanınır. Dokunan her bir motif, yapan ustanın duygularını, özlemini ve bölgenin zengin kültürel birikimini yansıtan birer simgedir. Kayseri kilimciliği, günümüzde de geleneksel el sanatlarının yaşatılan en değerli miraslarından biridir.
Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesine bağlı Soğanlı Köyü’nde kadınların el emeğiyle üretilen Soğanlı Bez Bebekleri, bölgenin simgesi haline gelmiş tescilli bir kültürel değerdir. İlk olarak çocuklara oyuncak amacıyla bez parçalarından yapılan bu bebekler, günümüzde Kapadokya bölgesini ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin en gözde hediyelik eşyaları arasında yer almaktadır. Yöresel giyim kültürünü, kırma etekleri ve başörtü bağlama biçimlerini birebir yansıtan Soğanlı bebekleri, Türk el sanatlarının yaşayan en renkli örneklerinden biridir.
Tespihçilik, kehribar, kuka ve çeşitli ağaçlardan tanelerin elde şekillendirilmesidir. Hunat Medresesi’ndeki ustalar hem üretim yapar hem ziyaretçilere zanaatı tanıtır. Her tespih, ustasının sabrını ve zevkini yansıtır.