1921 Kayseri Lisesi Öğrencileri Olayı, Milli Mücadele döneminin en hüzünlü ve gurur verici kahramanlık destanlarından biridir. Sakarya Meydan Muharebesi’nin yaklaştığı ve vatan savunmasının en kritik safhaya ulaştığı 1920-1921 eğitim-öğretim yılında, Kayseri Lisesi’nin son sınıf öğrencileri (son sınıf/sultani öğrencileri) derslerini ve geleceklerini geride bırakarak gönüllü olarak cepheye gitmiştir. Sakarya Savaşı’na katılan bu gençlerin tamamı şehit düştüğü için Kayseri Lisesi, 1921 yılında tek bir mezun bile verememiştir. Okul kütüğüne o yıl için yazılan “Son sınıf öğrencilerinin tamamı Sakarya Savaşı’nda şehit düştüğünden bu ders yılında mezun verilememiştir” notu, Türk gençliğinin bağımsızlık uğruna gösterdiği fedakarlığın ve vatan sevgisinin en ölümsüz sembollerinden biri olarak tarihe geçmiştir.
Mustafa Kemal Paşa, Sivas Kongresi sonrası 19 Aralık 1919’da Heyet-i Temsiliye ile Kayseri’ye geldi ve halkın coşkulu desteğini gördü. Cumhurbaşkanı olarak da Kayseri’yi ziyaret etti: 13-15 Ekim 1924’te Kayseri Lisesi’nde derslere katıldı, 1930 gezisinde kara tahta başında halka yeni harfleri anlattı. Kaldığı konak bugün Atatürk Müzesi’dir.
6 Ekim 1926’da Kayseri’de Tayyare ve Motor Türk Anonim Şirketi (TOMTAŞ) açıldı. Cumhuriyet’in erken sanayileşme ve havacılık girişimlerinin önemli bir adımı olan tesis, uçakların bakım, onarım ve montajında görev yaptı; Kayseri’nin modern sanayi tarihinde kalıcı bir iz bıraktı.
Malazgirt’in ardından Anadolu’ya yönelen Danişmend Gazi, 1085’te Kayseri’yi fethetti. Şehir böylece Türk-İslam kimliğine kavuştu; Ulu Cami gibi ilk büyük eserler bu dönemin mirasıdır. Kayseri, Danişmendlilerle başlayan Türk dönemini kesintisiz sürdürmüştür.
Karamanoğulları, Osmanlı ve Dulkadiroğulları arasında pek çok kez el değiştiren Kayseri, nihayet 1463’te Fatih Sultan Mehmet tarafından Karamanoğulları’ndan alınarak kesin olarak Osmanlı Devleti’ne bağlandı. 1476’dan itibaren Karaman eyaletine bağlı sancak olan şehir, 1867’de bağımsız sancak merkezi oldu. Osmanlı idaresine geçtikten sonra hiç savaş görmeyen Kayseri, sakin ve üretken bir sancak merkezi olarak gelişti.
1243’te Sivas yakınlarındaki Kösedağ’da Anadolu Selçuklu ordusu Moğol ordusuna yenilince Anadolu’nun kapıları istilaya açıldı. Kayseri, Moğol akınlarında ağır yağma ve yıkım yaşadı; şehir Selçuklu’nun çöküş dönemine girdi. Bu yenilgi, Anadolu’da Beylikler döneminin de habercisi oldu.
Cumhuriyet Meydanı’ndaki Saat Kulesi 1906’da II. Abdülhamid döneminde yaptırıldı. Kesme taştan, balkonlu ve şerefeli zarif yapısıyla meydana kimliğini verdi. Kale surlarıyla yan yana duran kule, Kayseri’nin buluşma noktası ve kartpostallarının değişmez simgesidir.
Sakarya Savaşı öncesi Yunan ordusu Polatlı’ya dayanınca 24 Temmuz 1921’de TBMM’nin Kayseri’ye taşınmasına karar verildi. Kayseri Lisesi (Taş Mektep) meclis binası olarak hazırlandı, kapısına ‘Türkiye Büyük Millet Meclisi’ levhası asıldı, arşivler trenlerle gönderildi. 13 Eylül’de kazanılan Sakarya Zaferi üzerine taşınmadan vazgeçildi; Kayseri’ye ‘İkinci Başkent’ unvanı kaldı.